Reklam

İmza törenine katılmadılar: EastMed bir seçenek değil!

İtalyan Bakan Luigi Di Maio çok önemli son dakika açıklamalarında bulundu. Di Maio Türkiye ve Libya arasındaki ilişkinin "mükemmel" olduğuna vurgu yaparken, "EastMed, maliyet ve inşaat süreci bakımından orta ve uzun vadeli bir seçenek olamaz" diye konuştu.

İmza törenine katılmadılar: EastMed bir seçenek değil!
İmza törenine katılmadılar: EastMed bir seçenek değil!
Bu içerik 92 kez okundu.
Reklam


İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, Almanya'nın ev sahipliğinde Libya'daki iç savaşa çözüm bulmak amacıyla yarın toplanacak Berlin Konferansı öncesinde AA muhabirinin İtalya'nın Libya meselesine bakışı ve İtalya-Türkiye ilişkilerine yönelik sorularını yanıtladı.

Libya'daki ateşkesi değerlendiren Di Maio, "Ateşkes ne kadar kırılgan da olsa olumlu bir haber. Çünkü bu, siyasi diyalog için vazgeçilmez bir koşuldur. Düşmanlıkların geçici de olsa durdurulmasını sağlayan Türk-Rus teklifi tabii ki memnuniyetle karşılanmaktadır. Ateşkes, doğru yönde atılmış ilk ve önemli bir adım. Şimdi ise uluslararası toplumun, düşmanlıkların sona ermesini sağlamak ve bu olumlu gelişmeden faydalanmak için birlikte çalışması mühimdir" şeklinde konuştu.

Moskova'da varılan ateşkes anlaşmasına Libya’nın doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter’in imza atmamasına yönelik soru üzerine Di Maio, "Trablus’taki temsilcilerin Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac ile Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’nin anlaşmayı imzalamasını not ettik. Hafter’in henüz imzalamaması, Libya denkleminin ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Bu noktada, uluslararası toplumun, Berlin Konferansından başlamak üzere aynı ve tek bir gündemde çalışmasının ne kadar önemli olduğu görülüyor. Bu arada, umuyorum ki Hafter sorumluluk duygusu ile ateşkesi koruma taahhüdünü teyit edecektir. Dediğim gibi, bu kaçırılmaması gereken bir barış fırsatı" diye konuştu. 

İTALYA'NIN BERLİN KONFERANSI'NDAN BEKLENTİLERİ

Berlin Konferansına, Başbakan Giuseppe Conte ile katılacağını ifade eden Di Maio, "Konferansın, 19 Ocak'ta yapılacağı duyurusu iyi bir haber ve İtalya’nın istediği yönde ileriye doğru atılmış bir adım. İtalya, bu konuda her oturduğu masada, sahadaki durum telafi edilemez boyutlara gelmeden bunun için bir tarih belirlenmesini ısrarla talep etti" dedi. 

İtalya’nın konferanstan beklentileri sorulan Di Maio, şunları kaydetti: 

"Konferansın sonuçlarının, BM Libya Destek Misyonu ve tüm Libyalı taraflarla yakın ilişki içinde somut ve hızlı şekilde uygulanması için birlikte çalışılması hayati önemdedir. Aslında konferans, sürecin sonucunu değil, Libya krizinden doğrudan etkilenen tüm ülkelerin samimi ve yapıcı katılımını gerektiren, aynı zamanda en zor kısmı olan başlangıcını temsil ediyor. (Konferansta) Kalıcı bir ateşkesin uygulanmasına yönelik, ilk operasyonel adımlar; son aylarda çatışmayı körükleyen dış müdahalenin durdurulması ve Libya'ya gönderilen silahlara yönelik ambargo rejimine tam olarak uyulmasını sağlayacak mekanizmaların uygulanması olmalıdır. Ateşkesin izlenmesi için uluslararası bir misyon kurulması, koşullar elverdiğinde değerlendirilebilir."

"LİBYA KRİZİ, İTALYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİ YOĞUNLAŞTIRDI"

Türkiye ile İtalya arasında artan ziyaret trafiğini değerlendiren Di Maio, "Kesinlikle. Türkiye, İtalya ve Avrupa Birliği (AB) için Orta Doğu’daki güvenlik meselelerinde, düzensiz göç akınında, bölgesel politikalarda kilit önemde bir muhataptır. Ankara, coğrafi açıdan bakıldığında bölgenin istikrarı için birincil öneme sahip kilit bir aktördür. Üstlendiği rolün büyük sorumluluklar getirdiğinin Türkiye de farkında. İstanbul’da Bakan (Mevlüt) Çavuşoğlu ile son görüşmemizde, güvenlik ve deniz alanlarının sınırlandırılması konusunda Trablus ile imzalanan anlaşmalarla ilgili İtalya’nın endişelerini dile getirdim" ifadesini kullandı.

İTALYA'DAN ÜÇLÜ MEKANİZMA ÖNERİSİ

Bakan Di Maio, Libya konusunda gündeme getirdiği "Rusya-Türkiye-İtalya üçlü mekanizma" önerisiyle ilgili şöyle konuştu:

"Türkiye ve Rusya'nın, düşmanlıkların sona ermesini teşvik etmeyi amaçlayan son ortak girişimlerinin gösterdiği gibi, Libya krizi bağlamında son derece önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle ve İtalya'nın Libya'daki ulusal çıkarlarının öncelikli doğası dikkate alındığında, Ankara ve Moskova ile ortak istişareleri derinleştirmenin ve güçlendirmenin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Şu anda iki başkente yaptığımız bir teklif söz konusu. Başlangıçta üst düzey yetkililer, belki bakan yardımcıları düzeyinde toplantılar öngörüyoruz. Tabii ki gelecekte daha yüksek siyasi düzeyde de devam etmeyi düşünmek mümkün olacaktır."

"YAPILMASI GEREKEN ÇOK ŞEY VAR"

AB'nin Libya konusunda tek sesli hareket etmesi görüşünü savunduğu hatırlatılarak buna yönelik bir sinyal olup olmadığı sorulan Di Maio, şunları söyledi: 

"AB üyeleri arasında, Libya konusunda herhangi bir bölünme yok ancak bazen uyumsuz sesler çıktığı algısı olabilir. Son haftalarda, AB’nin Libya’ya daha fazla eğilmesi ve enerji sarf etmesi için kişisel olarak güçlü bir Avrupa girişimi olmasını destekledim. Fransa, Almanya, İngiltere’den mevkidaşlarım ve Yüksek Temsilci Josep Borrell ile çok iyi çalıştık ve ateşkesin sağlanmasında güçlü siyasi bir katkı verdiğimize inanıyorum. Bu ilk adımdı ancak şimdi yapılması gereken çok şey var ve önce Berlin Konferansının hazırlanmasında, daha sonra sonuçlarının, AB’nin sahip olduğu tüm araçlarla somut bir şekilde uygulanmasında yakın koordinasyon içinde çalışmaya devam etmeyi amaçlıyoruz."

Luigi Di Maio, İtalya ile Fransa arasında Libya üzerinde anlaşmazlık olup olmadığı sorusunu ise "Fransa ile ilişkimize gelince sadece eylül ayında New York'ta mevkidaşım Le Drian ile Berlin sürecini desteklemek için Libya'da bir bakanlık toplantısına başkanlık ettiğimi hatırlatmak isterim" şeklinde yanıtladı. 

"KAHİRE'DEKİ BİLDİRİ AŞIRISI DENGESİZDİ"

Di Maio, 8 Ocak’ta Kahire’de Fransa, Güney Kıbrıs Rum yönetimi, Yunanistan ve Mısır'ın katıldığı Libya ve Doğu Akdeniz temalı toplantıda sonuç bildirisine imza atmamasına yönelik, "İtalya’nın orada olması önemliydi. Oradaki sonuç bildirisi, Türkiye ve Serrac’a yönelik aşırı dengesiz olduğu için İtalya bunu imzalamadı. Güç, dengede yatıyor ve biz muhataplarımıza, tüm dış müdahalenin acil olarak durdurulması ve her türlü çabanın Berlin Konferansını desteklemeye yönelik olması gerektiğini yineledik" değerlendirmesinde bulundu. 

İTALYA EASTMED TÖRENİNE NEDEN KATILMADI

Bakan Di Maio, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları meselesinde İtalya’nın pozisyonunu anlamak için soruna iyi bir çerçeve çizip bakmak gerektiğini, Doğu Akdeniz'deki gaz keşiflerinin, bölgenin enerji güvenliği, İtalya ve AB'nin geri kalanı için yeni senaryoları beraberinde getirdiğini kaydetti.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri dikkatle izlediklerini belirten Di Maio, "Akdeniz’deki mevcut enerjinin, bölgedeki tüm ülkeler için bir açılım ve iş birliği ruhu için büyüme faktörü olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle biz, bölgesel iş birliğini ve gaz piyasasında tam olarak gelişmeyi gören İtalya, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs (Rum kesimi), Ürdün ve Filistin olarak Doğu Akdeniz Gaz Forumunun kurucularındanız" ifadelerini kullandı. 

İtalya'nın 2 Ocak 2020'de Yunanistan, Rum yönetimi ve İsrail'in imzaladığı EastMed (Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi) imza törenine davetli olduğu halde neden katılmadığına yönelik soruya Di Maio, "Yunanistan çıkışlı EastMed önerisinin, maliyet ve inşaat süreci dikkate alındığında diğerlerinin yanında orta ve uzun vadeli bir seçenek olamayacağı açıktır. Aslında, Avrupa kaynaklarının çeşitlendirilmesinde olumlu bir rol oynayabilecek bu altyapının inşaatı için gerekli sermayeyi çekebileceğini ve ekonomik olarak sürdürülebilir olabileceğini kanıtlaması gerektiğine inanıyorum" cevabını verdi. 

"TÜRKİYE NATO'NUN ÖNEMLİ BİR ÜYESİ"

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in geçen kasım ayında Alman meclisinde sarf ettiği, "Türkiye'nin NATO üyesi kalması lazım. Bunun için çaba sarf etmemiz gerekir." sözleri hatırlatılan İtalyan bakan, "Şansölye Merkel’in sözlerine katılıyorum. Son aylarda Doğu Akdeniz’deki sürtüşmelere rağmen, Türkiye’nin NATO'nun önemli bir üyesi ve İtalya ile AB için kilit öneme sahip bir muhatap olduğuna inanıyoruz. Türkiye ile iş birliği, güvenlik ve göç konularını etkin bir şekilde ele almak ve hem genel olarak hem de Orta Doğu politikası için çok önemlidir" yorumunu yaptı. 

"İTALYA-TÜRKİYE MAÇINDA KAZANAN DOSTLUK OLACAK"

Di Maio, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda İtalya ile Türkiye’nin haziranda karşılaşmasına da değinerek "Akdeniz’in iki büyük ülkesi olan İtalya ve Türkiye arasındaki ilişkiler, siyasi açıdan ve de özellikle ticari, ekonomik açılardan bakıldığında geleneksel olarak sağlam ve mükemmeldir. İstanbul'da 7 Ocak'ta Bakan Çavuşoğlu ile yaptığımız son görüşmede, iş birliğimiz konusunda ileriye dönük adımlar atma konusunda hemfikir olduğumuzu belirttik. Bu nedenle sembolik de olsa 12 Haziran'daki futbol maçının ikili ilişkilerimizin önemini yansıtacağından ve aynı zamanda tek bir kazananı olacağından, onun da ülkelerimizi birleştiren derin dostluk olduğundan eminim" şeklinde konuştu. 
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Barut;
Barut; "Kara kışa inat, bahar gelecek"
Güzel Sanata Hazırlık
Güzel Sanata Hazırlık