Reklam

ABD olayları Trump'a pahalıya patlayacak: Kamu soruşturması yolda

Washington'da meydana gelen olaylar, Hollywood sahnelerini aratmadı. Özellikle Trump yanlılarının Kongre baskını, sivil darbe girişimi olarak yorumlanırken, ayaklanmanın faili olarak mevcut ABD Başkanı Donald Trump görülüyor. Trump hakkında soruşturmalar başlatmaya hazırlanan eyalet yönetimleri 20 Ocak tarihini bekliyor. Uzmanlar ABD'de yaşanan olayları ve gelecekteki muhtemel senaryoları Haber7.com'a değerlendirdi.

ABD olayları Trump'a pahalıya patlayacak: Kamu soruşturması yolda
ABD olayları Trump'a pahalıya patlayacak: Kamu soruşturması yolda
Bu içerik 91 kez okundu.
Reklam

Haber7- Enes Taha Ersen

ABD'nin başkentinde düzenlenen kanlı eylem, yıllar sonra dahi unutulmayacak bir kongre baskını ve can kayıplarına neden oldu.

 

 

On binlerce kişinin bir araya gelip Trump yanlısı protesto gerçekleştirdiği gösteride, eylemciler Biden'ın başkanlığına engel olmak için kongre binasına girdi. Polislerle, güvenlik güçleriyle çatışan göstericiler eylemciler Trump'a destek için kongreyi işgal etti. Geride Hollywood filmlerindeki sahneleri aratmayan sahneler bırakan bu olay, Trump'a da oldukça pahalıyla mal olacak gibi görünüyor.

Trump'ın kasım ayından bu yana yaptığı konuşmaları, tweetleri hedefine alan Demokratlar, ABD'nin mevcut başkanını, olayların azmettiricisi olarak kabul edip hukuki işlem başlatmaya hazırlanıyor. ABD'nin pek çok eyaletinde 20 Ocak tarihinde gerçekleşecek devir teslim töreninin ardından Trump hakkında kamu davası açılması konusu gündeme gelirken, gelecekte de Trump'ın başını yakması muhtemel hukuki süreçlerin de yaşanması bekleniyor. ABD'de yaşanan olaylar ve 20 Ocak'tan sonra yaşanması beklenen olayları gazeteciler ve uzmanlar Haber7.com'a değerlendirdi.

 

 

DİLDAR BAYKAN: TRUMP'IN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR SEBEP OLARAK GÖRÜNÜYOR

Anadolu Ajansı Washington muhabiri Dildar Baykan, ABD'de yaşanan olayların bir numaralı sebebi olarak Başkan Trump'ın 3 Kasım tarihinden bu yana yaptığı konuşmalar ve attığı tweetler'in kabul edildiğini ifade etti. Baykan özellikle şiddet olaylarının fitilini ateşleyen gelişme olarak Trump'ın  protestoların yaşandığı gün yaptığı konuşma olduğunu ifade ederken, on binlerce kişinin Trump'ın konuşmasının hemen sonrasında kongre binasına yürüdüğünü ifade etti:

"Olayların sıfır noktası olarak Trump'ın yaptığı açıklamalar gösteriliyor. Bildiğiniz gibi eylemciler normal bir protesto için toplanmışlardı ancak bizim dikkatimizi çeken detay şu oldu: Normal protestolardan çok daha fazla kişi toplanmıştı. Orada kullandığı cümle çok önemliydi. Trump dedi ki "hakkımızı savunmak için kongreye gitmelisiniz, ben de sizinle birlikte geleceğim" dedi. Trump bunun sonrasında Beyaz Saray'a döndü, konuşmayı Beyaz Saray'a çok yakın bir noktada gerçekleştiriyordu. Daha Trump'ın konuşması bitmeden binlerce kişi kongreye yürümeye başladı. Kongre ile Trump'ın konuşma yaptığı yer yaklaşık 20-25 dakikalık bir mesafede. Güvenlik güçleri de o sırada Trump'a odaklanmışlardır, başkan orada olduğu için, konuşma yaptığı ve kongre oturumu yeni başladığı için bölgede ciddi bir güvenlik yoktu. Daha çok önem, Trump'ın konuşma yaptığı alandaydı. Dolayısıyla Trump'ın bu konuşması ve kongredeki o güvenlik zaafiyeti olayların çıkmasına yol açtı. Daha sonradan izlediğimiz görüntülerde de kongre polislerinin gerekli müdahaleyi yapamadığını gördük. Tabii Trump'ın 3 Kasım'dan bu yana attığı tweetler, yaptığı "demokratlar seçimi bizden çaldı" açıklamaları da çok etkili oldu. Zaten dünkü gösterilerin sloganı da "Oyların çalınmasını durdur!" olmuştu."

DARBE GİRİŞİMİ İFADELERİ

Gerçekleşen olaylar ilişkin "darbe girişimi" ifadeleri kullanan ABD'li siyasiler, Trump'a ve yanlılarına tepki göstermeye devam ediyor. Her bir kanattan Trump'a yönelik sitemlerini dile getiren ABD'li siyasiler arasında özellikle Demokratlar hukuki süreç başlatılması noktasında oldukça yüksek sesli ifadeler kullanılıyor.

Trump'ın ulusal güvenlik sorunu haline geldiği yorumları bile demokratların kulislerinde konuşulurken, ABD'nin mevcut başkanına, başkanlığı devretmesinden sonrakamu davaları, azil süreçleri ve anayasanın 25'inci maddesinin devreye sokulması gündeme getiriliyor:

"Bu darbe girişimi ifadesini dünden beri bir çok kez duyduk. Gerek dün olayların ardından toplanan temsilciler meclisi oturumunda. Bir çok kişi bu ifadeyi kullandı ve Trump'ın darbe girişimi olarak nitelendirdi. Tabii bahsettiğim nedenlerle şu an bu olayların birinci sorumlusu olarak Trump görünüyor. Herkes bu noktada Trump'ı işaret ediyor. Bu noktada önemli bir durum var: O da Anayasa'nın 25'inci ek maddesi. Bu ek madde diyor ki, Başkan görevini yapamayacak durumdaysa Başkan yardımcısı onun yerini almalı. Yani Başkan Yardımcısı Mike Pence yanına kabine üyelerinden yarısından fazlasını da aldığı taktirde Trump'ı bir gün içerisinde görevden alabiliyor. Pence'in böyle bir yetkisi var. Hatta Demokrat ve Cumhuriyetçilerin bir kısmının da böyle bir baskısı var Pence'e. Bu konu çok tartışılıyor. Trump'tan hesap sorulması anlamında bu mesele gündemde. Bir diğer seçenek de azil süresi konuşuluyor. Ancak bilindiği üzere Trump'ın 13 gün sonra görev süresi doluyor ve ye 20 Ocak'ta Biden'a görevini teslim edecek. Azil soruşturması uzun bir süreç olduğu için zaten tamamlanamayacaktır. Bir diğer seçenek de bir çok eyalet valisi Trump'ın görev süresinin bitmesini bekliyor kendisine kamu soruşturması açmak için. Trump halihazırda ABD Başkanı olduğu için kamu soruşturmasına muhatap olamıyor ancak 20 Ocak'tan sonra Trump'a kamu soruşturması gündemde. Yani bu girişmler Trump'a pahalıya mal olacak gibi görünüyor"

RAGIP SOYLU: AMERİKALILARIN BİR İSYANIYDI

İngiliz haber ajansı Middle East Eye Türkiye Temsilcisi Ragıp Soylu da konuya ilişkin haber7.com'a yaptığı değerlendirmede, kongre baskınının seçimlerde hile olduğunu düşünen amerikalıların isyanı olarak görüldüğünü ifade etti:

 

"ABD'de yaşanan olaylar günlerce ABD Başkanı Donald Trump tarafından seçimlerin hileli olduğuna inandırılan, ağırlıklı olarak beyaz, orta alt sınıf ve kırsal kesimden olan Amerikalıların bir isyanıydı.

Aralarında Proud Boys adlı radikal ve ırkçı grupların da bulunduğu kalabalık, Trump’in meydanda kendilerine yaptığı konuşma ve burada seçimlerin kendilerinden çalındığı vurgusu üzerine daha da gaza geldi. Ve daha sonra içlerinden bir kısmı zaten çok sıkı korunmayan ABD Kongresi’ne girdi. Kongre’yi hedeflemelerinin arkasında eyaletlerden gelenBaşkanlık Seçimi oylarının sayılması ve onaylanması süreci vardı. Bilindiği üzere ABD’de iki kademeli seçim bulunuyor. İkinci seçmenler eyaletleri temsilen oylarını Kongre’ye gönderiyorlar ve burada bu oylar onaylanıyor. Normalde hiç kimsenin takip etmediği ve tamamen sembolik olan bu süreç, Trump’in seçimlerin çalındığı ve gönderilen oylarının sayılmaması konusunda yaptığı çağrı nedeniyle bir anda çok önemli bir siyasi iş haline geldi. "

"BİDEN'IN ÖNÜNDE HİÇBİR ENGEL KALMADI"

Kongre baskını eylemiyle Cumhuriyetçilerin adeta ters köşeye düştüğünü ve bu siyasi şov nedeniyle hile iddialarından da geri adım atmak durumunda kaldığını belirten Soylu, bu adım ile birlikte Biden'ın yeni dönemde ABD başkanı olması için hiç bir engelin kalmadığını ifade etti:

"Trump destekçileri Kongre’ye girip ortalığı darmadağın edene dek, pek çok Cumhuriyetçi vekil ve Senatör, oyların sayımıyla ilgili direnmeyi düşünüyordu. Olayların arkasından Cumhuriyetçiler bu siyasi şovdan geri adım attı ve hızlıca oylar bugün onaylandı. Böylelikle 20 Ocak’ta Biden’in yemin etmesi önünde hiçbir engel kalmadı.

Yaşanan olaylar, Trump’ı destekleyen sosyolojik tabanın bir siyasi gerçeklik olduğunu bir kez daha gösterdi. Seçimlerde kötü yönetilen pandemi süreci, rekor işsizlik ve sosyal sorunlara rağmen Trump’in ciddi bir direnç göstermesi, destekçilerinin ne kadar güçlü bir duruşu olduğunu gösteriyor.  Protestoların ardından yapılan anketlerde de, Cumhuriyetçilerin yarıya yakınının da Kongre’ye yapılan baskını desteklediğini ortaya çıkardı."

"TRUMP'IN 2024 PLANINI ORTADAN KALDIRMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR"

Özellikle yaşanan bu olay ile birlikte Trump'ın da planlarının terse düştüğünü ifade eden Soylu, 2024 planlarının da büyük ölçüde Trump adına ortadan kalktığını belirtti:

"Fakat olay öncesinde ve sırasında Trump’in kendisinden beklenen liderliği gösterememesi, şiddeti engellememesi, Kongre’deki çatışmalarda 4 kişinin hayatını kaybetmesi ve ortaya çıkan görüntüler bir anlamda Trump’ın 2024’te tekrar aday olma planını da ortadan kaldırmış gibi görünüyor. 

Demokratlar tüm bu yaşanan süreci bir darbe girişimi olarak gördü ama bugün hızlıca biten Biden’in onay sureci, bunun abartıldığı kadar önemli siyasi sonuçları olan bir iş olmadığını kanıtladı. 

Ortada kesin olan bir şey varsa o da ABD’nin ciddi bir şekilde bölündüğü ve siyasi çatışmanın devam edeceği yönünde"

BERCAN TUTAR: KUTUPLAŞMANIN NE DENLİ ARTACAĞINI GÖSTERİYOR

Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar da kongre binasının işgal edilmesi hakkında haber7.com'a yaptığı açıklamada "ABD'deki kutuplaşmanın ne noktaya geldiğinin göstergesi" ifadelerini kullanırken, ayrışmanın nereye gideceğinin de işaret edildiğin ifade etti:

"Trump ve taraftarlarının bu seçim sonuçlarını kabul edecekleri zaten belliydi. Yani biraz da aslında Trump alttan aldı diyebiliriz küreselcilere karşı. Rothschild'lerin, Soros'ların, Bill Gates'in Demokrat Parti'ye verdiği destek ortada. ABD'deki kutuplaşma ve bölünmenin ne denli artacağını gösteriyor bu gelişmeler. "

TRUMP'IN HATASI

Tutar, Trump'ın, demokratlara karşı bir tepki adayı olarak ortaya çıktığını hatırlatırken, Trump'ın bu tepkiyi kendi lehine kullanmaya çalışmasıyla hata ettiğini ve bu sebeple kaybettiğini ifade etti:

"Trump, Obama'nın 2008 ve 2016 arasında uyguladığı yanlış politikaların bir eseridir. Bush ve Küresel sermayeciler ile vahşi kapitalizmin temsilcilerini de bu güruha ekleyebiliriz. ABD'de vatandaşların çıkarlarından çok şirketlerin siyasi çıkarlarını düşünen bir sistem var. İlk olarak Wall Street'e karşı gösteriler başlamıştı hatırlarsanız. 99-100'den üstündür diye sloganları da vardı hatta. Tea Party isimli bir parti kurmuşlardı. Daha sonra bu parti siyasallaştı ve Trump o muhalefetin ürettiği bir kişi olarak ortaya çıktı. Bu düzeni baskılamaya çalıştılar ve Trump sayesinde de bu gerçekleştirildi de. Ancak küreselciler tekrar başa geldiler. Trump'taki bu isyan dalgasını kendi hanesine yazmaya çalıştı, hatası da o oldu, orada çuvalladı. Sistematik bir şekilde bunu yapabilmiş olsaydı, başarılı olabilirdi.​"

"TRUMPİZM DEVAM EDECEK"

Trump'ın seçimleri kaybetmesine karşılık eylemlerde ortaya çıkan kalabalığın, Trumpizm kavramının yaşayacağının göstergesi olduğuna dikkat çeken Tutar, karşı fikirlilerin seslerini yükseltmeye devam edeceğini beklediğini söyledi:

"Trump yenilse de Trumpizm devam edecek gibi görünüyor. Evanjelikler, Beyaz Amerikalılar dediğimiz kesim varlığını sürdürecek, Biden'a karşı bu fikre karşı seslerini yükseltmeye devam edecek. Şimdi kaybetmiş görünse de sonraki seçimlerde sistem değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu gösteren eylemlerdi bunlar. Bunu bu şekilde okumakta da fayda olduğu kanaatindeyim."

İHSAN AKTAŞ: TRUMP NE DERSE İNANIYORLAR

"ABD’yi daha çok özgürlükler ülkesi olarak biliyorduk. ABD’nin bize gözüken yüzü de zaten daha çok Demokrat Parti’nin oy aldığı kentler olurdu. Ama onun ötesinde seçim haritası ortaya çıkınca ABD’nin orta kısımlarının büyük oranda Cumhuriyetçi Evanjelist olduğunu görüyoruz.  Yeni yapılan araştırmalarda cumhuriyetçilerin yüzde elliye yakını Trump’ın söylediklerine yüzde yüz inanıyorlar. Doğrusunua da yalanına da inanıyorlar. Dolayısıyla demokratları sistem dışı gören, kendi geleneklerini yok eden yeni nesle, küreselcilere karşı öfkeli olan bir kitle var. O kitle Trump’a inanıyor. Seçim bitti Biden kazandı ama Cumhuriyetçilerin yüzde 50’sinin sosyolojisini Trump yönetmeye devam edecek. Bu nedenle Washington’da olan tartışmaların devamını ABD’nin iç kesimlerinde de görmeye devam edebiliriz diye düşünüyorum."

DEVLET TÖRENLERDEN İBARETTİ

"Osmanlı devlet geleneğini anlatan Osmanlı Seromonisi diye bir kitap var. İmparatorlukta törenler nasıl olur, cülüsler, padişahlık değişimlerini anlatır. Orada bir cümle geçer. Der ki; Devlet törenlerden ibarettir. Şimdi ABD için kötü bir sınav oldu. Eli baltalı adamlar, Afrika’daki bir ülke gibi Kongre’yi işgal ettiler. Bunun artçı şokları olacaktır. ABD’de anayasa kolay kolay değişmiyor. Seçimle ilgili maddelere de bir kutsiyet atfediyorlar. Onlar da değişmiyor. Ama muhtemeldir ki bundan sonra bu tür problemler çıkmaması için tedbirler alırlar. Diğer taraftan da Cumnhuriyetçi Parti içinde Trump’ın etkinliği tartışmaları da devam edecek gibi görünüyor. Zaten bunun işaretlerini görüyorduk. Seçim başladığından beri Trump’ın “Kazandığımız seçimi bize vermeyecekler” sözleri vardı. Dün de bu işin finalini oynadı.  diyordu. İşin buraya varacağını düşünememiş olabilir. Bu kadar kitleyi bir araya getirip “Hadi yürüyün” dediğiniz zaman insanlar da nereye yürüyeceğini kestiremiyor bazen. "

HÜRRİYET ÇİZGİSİ AŞILDI

"Dün ortaya çıkan manzara ABD’ye bir travma yaşatacaktır. Bir şey çok vurguluyorlar. ABD’de gösteride polis bir bariyer çizer, oraya gelene kadar bütün hürriyet sizindir. Söversiniz, sayarsınız, ağzınıza geleni söylersiniz ama güvenlik güçlerinin bir teline dokunursanız kıyamet kopar. Gösteri alanındaki hürriyet alanını ne kadar kutsuyorlarsa çizgi ötesindeki kanunsuzluğa da çok güçlü bir tepki var. Hem hukuk zemininde hem toplumsal olarak bu tepki çok güçlü. Bizde o çizginin önü arkası çok yoktur. ABD’de bu çizgiyi çok önemsiyorlar ve o dün o çizgi aşıldı. Bariyerler aşıldı, kapılar pencereler kırıldı, zorla girildi, güvenlik güçleri tartaklandı. Kongre üyeleri odalarına kapandı. Odalardan bir fotoğraf yansıdı. Kongre üyesinin arkasında silahlı görevli var ve kapıdan içeri giren olursa ateş etmeye hazırlardı. Bütün dünyaya fotoğraflarla sembolik mesajlar küresel bir imparatorluğun düştüğü bu durum bugünden yarına kapanacak bir durum değil."

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL
Yedi Gündem
Abone Ol
abd kongre BASKIN donald trump DÜNYA Haberleri
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Barut;
Barut; "Kara kışa inat, bahar gelecek"
Güzel Sanata Hazırlık
Güzel Sanata Hazırlık