Gerçeği Anlatan Kitapların Yaratıcısı: Stefan Zweig

Edebiyat ve edebi eserler ne kadar yaşanmış veya yaşanması yakın hikayeleri barındırıyorsa genellikle o kadar uzun ömürlü olurlar. Bunun yanında yazarın biçemi, tekniği ve üslubu da en az konu kadar önemlidir. İşte Stefan Zweig bu ikisini usta bir şekilde harmanlamayı başarmış ender yazarlardan biridir.

Gerçeği Anlatan Kitapların Yaratıcısı: Stefan Zweig
Gerçeği Anlatan Kitapların Yaratıcısı: Stefan Zweig Tufan
Bu içerik 97 kez okundu.
Reklam

 

Edebiyat ve edebi eserler ne kadar yaşanmış veya yaşanması yakın hikayeleri barındırıyorsa genellikle o kadar uzun ömürlü olurlar. Bunun yanında yazarın biçemi, tekniği ve üslubu da en az konu kadar önemlidir. İşte Stefan Zweig bu ikisini usta bir şekilde harmanlamayı başarmış ender yazarlardan biridir.

Onun kitaplarını okurken kitabın içindeki karakterle bütünleşirsiniz. Satranç’ta tutsak olan siz gibi olursunuz ya da Sabırsız Yürek’te hastasını iyileştiremeyen ve onunla evlenmek zorunda kalan bir doktor gibi hissedersiniz kendinizi. Seven, üzülen, kırılan ve umut eden bütün kitap karakterinin duygularını en içten bir şekilde içinizde yaşarsınız. Ünlü yazar duyguyu okuyucuların kendi yaşar gibi hissettirmede ustadır.

Elbette insana sadece eğitimi ya da okudukları bir şey katmaz. Gördükleri yaşadıklarının kişide etkileri büyük rol oynar. Stefan Zweig de dünya tarihini değiştiren birçok olaya bizzat şahit olmuştur. Birinci dünya savaşında memur olarak çalıştı. Galiçya cephesine gitti. Eserlerinde gördüklerini anlattı. İkinci dünya savaşı hemen öncesinde Naziler tarafından evi basıldı ve üstü arandı. Sonra ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu olaylar ona yazılarında savaşı ve getirdiği acıların yansımalarını salt anlatmada yardımcı olduğunu söyleyebiliriz.

Drama ve Trajedi Ustası

Bizi zaman zaman üzüp hüzünlendirse de dram ve trajedi hayatın içinde var olan gerçeklerden biridir. Stefan Zweig hem hayatı hem de yazdıkları için de aynı şey söylenebilir.  Hikayelerinde karakterler mutluluğu tam olarak bulamaz. İç veya dış nedenlerden dolayı sürekli bir dram yaşanır. Ünlü yazar 1933’e kadar aslında fena olmayan bir hayat yaşamıştır. İyi bir eğitim, lüks bir yaşam ve geziler. O dönemler de en verimli olduğu yıllara denk gelir. Fakat hüzün peşini bırakmamıştır. Eserlerinde mutlaka tek taraflı bir aşk olmuştur. Örneğin 1922’ de yayınlanan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabında gibi tek taraflı bir aşkın trajik hikayesini anlatır. Nitekim eser çok beğenilmiş 1948’de filmi çekilmiştir.

Ne kadar  dram ve trajedi üzerine yazsa da Stefan Zweig genelde iyimser ve barışçıdır. Her zaman eserlerinde insanlığa sadık kalmıştır. Döneminin radikal akımında bile sakinliği korumuş ve bütünleştirmeyi sağlayıcı konferanslar vermiştir. Kendisinin depresif yapısı kitaplarına yansımış. Bunu ustaca yapmıştır. Mesela her izlediğimiz filmde ya da okuduğumuz kitapta intihar eden bir karakter yeterince içimize işlemez. Fakat Stefan Zweig’in kitaplarındaki dramalar gerçekten içimize işlercesine gerçekçi izlenimlere sahiptir. Nitekim bu depresif ve karışık hali tamamen ruhunu sararak 1942 yılında karısıyla birlikte intihara götürecektir onu.

Freud Hayranlığı ve Kitaplarına Düşen Yansımaları    

İkisi de Avusturyalı olan ve aynı dönemde yaşayan Freud ve Stefan Zweig gerçek hayatta da birbirlerinden etkilenmişlerdir. 1908 yılında tanışan iki ünlü ismin 1938 de Freud’un ölümüne kadar iletişimleri devam eder. Stefan Zweig en baştan beri psikoloji ve felsefeye düşkündü. Freud ile tanışması ve mektuplaşması onu daha çok bu alana yöneltti. Eserlerinde derin psikolojik tahliller, karakterlerin adeta içindeymiş gibi anlatımlar bu ilginin ürünüdür. Yazdığı Karmakarışık Duygular isimli kitabını Freud’a gönderir. Freud eseri inceleyerek, yer yer psikolojik tahliller ve yorumlar yaparak bir teşekkür mektubu ile yazara geri gönderir. Stefan Zweig böylece hayranı olduğu ünlü psikanalistten   övgü ve bilgi alır. Kitaplarında yer alan karakterlerindeki derin ve çarpıcı ruhsal psikolojik tasvirlerinde Freud’dan aldığı bilgileri ne denli başarılı bir şekilde eserlerine yansıttığı görürüz.

Bir Biyografi Ustası

Herhâlde Stefan Zweig için biyografi ustası desek yanlış olmaz. Yazdığı önemli kişilerin biyografilerinin yanında anlatımı, betimlemeleri hayranlık uyandıracak kadar iyidir. Bugün bile yazdığı ‘’ Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski kitabı yazarın hem en ünlü hem de en iyi eserlerinden biridir. İngiliz, Alman ve Rus edebiyatının usta 3 isminin hayatını kendi öznel anlatımıyla başarıyla kaleme almıştır. Bunlar arasında Dostoyevski’ye ve Rus edebiyatına yakınlığı ve hayranlığı daha fazladır. Daha sonra Lev Tolstoy’un hayatını da yazacaktır.

Stefan Zweig’in biyografilerinde genelde tarihi kişiler ve yazarlar vardır. Ferdinand Magellan, Napoleon Bonaparte, Georg Friedrich Handel gibi şahsiyetler üzerine biyografileri mevcuttur. Bu biyografilerden Joseph Fouche, Marie Antoinette bugün bile türünün başarılı örnekleri arasında gösterilir.  Yazarın 100’e aşkın eseri bulunmaktadır. Bunu genelde kısa öyküler ya da novella tarzı oluştururken, yine önemli bir bölümünü de biyografileri oluşturmaktadır.

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Barut;
Barut; "Kara kışa inat, bahar gelecek"
Güzel Sanata Hazırlık
Güzel Sanata Hazırlık