SERCAN İLE RÖPORTAJ

SERCAN İLE RÖPORTAJ
SERCAN İLE RÖPORTAJ hande
Bu içerik 233 kez okundu.
Reklam
  1. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

01.01.1988 tarihinde memur bir anne babanın tek evladı olarak Ankara’da dünyaya geldim. İlk, orta ve lise eğitimimi bu şehirde tamamladım. Ardından Hacettepe Ankara Devlet Konservatuvarı Gitar Bölümüne girdim. Bu bölümü bırakıp, Erciyes Üniversitesi Fizik Bölümünü kazandım. Onu da yarıda bırakarak, Gazi Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünü bitirdim. Bir yandan da Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünü de bitirdim. Ardından Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümünü de tamamladım. Hali hazırda aynı üniversitede İlahiyat Bölümünde eğitim almaktayım. Geçimini sağlamak için, 12 yıldır Ankara/Yenimahalle’de Muhabbet Pub’da sahne yapıyorum. Gündelik yaşantımda; plak, kitap ve tespih biriktiriyorum. Hali hazırda bekarım ve ailemle yaşıyorum. Adettendir; o nedenle yarışmacı arkadaşlara da başarılar diliyorum.

 

  1. Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

Aslında kendimi hala yazar olarak tanımlayamıyorum. Zira; Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Edgar Allan Poe gibi yazarlar varken, ben ancak bir şeyler yazıyorum diyebilirim. Aslına bakarsanız, ben sahne yaptığım yerde de kendimi böyle tanımlıyorum. Bana çok başarılı bir müzisyensin diyenlere; “Ben çalgıcıyım, müzisyenlik ne haddime...” diye söyleyip geçiyorum.

Ancak, olay “yazmalıyım” dediğim zamanı kapsıyorsa; 2017 yılında, Türkolog unvanını aldığım anda, alanımda bir eser vermeliyim dediğim anı belirtebilirim. Öte yandan, ilkokul yıllarımda yazdığım, iki dönem ödevim de inceleme eser olarak, hala başucumda durmaktadır. Araştırmayı ve yazmayı oldum olası sevdiğimden dolayı, ilkokul yıllarımı da düşünebiliriz.

  1. Türkiye’de ve dünyada en beğendiğiniz yazar / yazarlar kimler?

Bu konuda, iki ayrı eser yazdığım için; her iki konuda da ayrı ayrı isimler vermeliyim.

Açıkçası, sözlüğü yazarken; başta Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü olmak üzere, değerli dilbilimci Ahmet Bican Ercilasun ve tez danışmanım Prof. Dr. Mehmet Fatih Kirişçioğlu hocam ile bende derin bir iz bırakan Dr. İbrahim Atabey’i örnek aldım. Dünyada ise, bilhassa Kazak Türkçesi konusunda ihtisas ve başarısı kıyas kabul etmeyen Abdulveli Tuvğanbayulı’yı söyleyebilirim.

      Hiç İşleri Bakanlığı’nı düşünürsek, örnek aldığım yazarlar, hali hazırda önsözde de belirttiğim üzere; Aziz Nesin, Ferhan Şensoy, Muzaffer İzgü, Rıfat Ilgaz, Oğuz Aral, Zeki Kayhan Coşkun, Sabri Kaliç, Gani Müjde diye uzayıp gider. Tabi ki etkilendiğim yazarları da unutmamak lazım. Bülent Akyürek, Vasıf Küçükoruç, Cihan Demirci, Barbaros Uzunöner de cabası. Çocukluğumu ve ilk gençliğimin kahramanı rahmetli Levent Kırca ağabeyi de unutamam.

      Dünyadaki türdeşlerimi ise; Ambrose Bierce, Kurt Vonneggut ve Woody Allen olarak açıklayabilirim.

      Tabi ki bu isimler, yazdıklarımı sınıflandırdığım isimler. Bir Yaşar Kemal, Nazım Hikmet ya da ne bileyim; H.P. Lovecraft gibi isimleri de unuttuğum anlamını taşımasın. Okumaktan çok keyif aldığım Stephen King de alınmasın. :D

 

  1. İlk kitabınızı bastırmayı ne zaman düşündünüz?

Mezuniyetimi takiben, bitirme tezimi kitaplaştırmak ve alanımda bir eser vermek isteğim vardı. Ancak gerek bazı rahatsızlıklar, gerekse birtakım aksilikler yüzünden hep ertelendi. Ardından, genel olaylar üzerine kafa yormaya ve etrafımdaki insanları kafalarını ütülemeye başladığım Hiç İşleri’nden sonra, ben bu yazdıklarımı neden kimseyle paylaşmıyorum diye bir soru belirdi kafamda. Çevremdekiler ve ailemin de desteğiyle, yapabilirim dedim. Her iki eser için de başta ailem, ardından da “ECT” diyeyim, -o biliyor- çok ısrar ettiler. Ben de tamam dedim. İyi ki de demişim...

  1. Ne tür okuyucu kitlesine hitap ediyorsunuz?

Sözlük konusunda; Çağdaş Türk Lehçeleri ve Kazak Türkçesi konusuna ilgisi olan herkese hitap ediyorum. Ben, bölümüme başladığım zaman, kaynak konusunda çok sıkıntı çekiyorduk. İstedim ki, bilhassa öğrenci kardeşlerim, en azından bir kaynağa daha, kolayca ulaşsınlar.

      Hiç İşleri Bakanlığı’nda ise; herkese, kapakta da belirttiğim üzere; ironi yapmayı, en azından; ironinin ne olduğu bilen herkese hitap ediyorum. Belli bir kesimi ya da kitleyi hedef almadım. Hepimizi, herkesi hedef aldım. Kitapta, kimsenin bilmediği bir şeyleri yaratmadım. Aksine; herkesin bildiği, ancak; çoğunlukla dile getirmediği olayları, durumları ve fikirleri dile getirdim.

           

  1. Kitabınızın teması nedir?

Hiç İşleri Bakanlığı’nın teması: “Gerçekler, bazen gülümsetir, bazen de ağlatır.” olarak tanımlanabilir.

Sözlükte ise; konu da tema da bellidir kanaatindeyim.

  1. İlham kaynağınız nedir?

Sözlük için ilham kaynağım; tamamen mesleki bir hırstan ibaret. Mezun olduğum, üstelik; severek bitirdiğim bölümümle alakalı bir eser vermiş olma isteğinden ibaret.

Hiç İşleri Bakanlığı’nın İlham kaynağı ise; yalnızca güzel yurdumuz ve insanlarımız. Bunların içinde hepimizden biraz var. Kimimizden ise bolca var.

  1. Okurlar eserinize nereden ulaşabilir?

Sevgili okurlarımız, eserlerimize www.ritimsanatyayinlari.com adresi üzerinden ulaşabilir ve sipariş verebilirler. Ayrıca, yalnızca benim eserlerime değil, birçok yazar ve şair arkadaşımızın eserlerine de ulaşabilir, destek verebilir ve incelemeleri ile de meraklı okurlarımızı bilgilendirebilirler.

Hazır konusu açılmışken; bütün destekleri ve süreç boyunca sundukları imkanlar ve her türlü ilgileri için, Ritim Sanat Yayınları Ailesine de teşekkürlerimi bir borç bilirim. Bu ailenin bir parçası olmak çok güzel.

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MEÜ Tıp fakültesine kuvöz hediye ettiler
MEÜ Tıp fakültesine kuvöz hediye ettiler
Burak Kalfa  Kimdir?
Burak Kalfa Kimdir?